28 Eylül 2011 Çarşamba

Rüyalarımla barışma yazısı

Ben çok rüya görürüm. Hemen hemen her gece... Hayatımdan insanlar... Hayatımdan olmayan insanlar... Hayatın içinden olaylar ya da sıradışı konular... Fizik kurallarına aykırı detaylar ya da çok sade bir aşk hikayesi... Her şey var rüyalarımda.
Dün gece rüyamda bir kadın gördüm. Kadının adı Beatrice'miş ama yüzü şu an Türkiye'de yayınlanan bir dizide oynayan bir oyuncunun da yüzüydü ayrıca. Bir katedral varmış. Katedralin avlusunun çapı, kadının adım sayısıyla tam olarak ölçülebildiği, hiçbir fazlalık ya da eksiklik kalmadan tam olarak ayak ucu duvara değerek ölçülebildiği için kadını o katedrale hapsediyorlarmış. Kadın çok üzgünmüş. Bu bir tür lanetlenmeymiş. Ve avlunun katedrale açılan kapısından içeri girerse eğer, bu lanetten hiç kurtulamayabilirmiş. Ama elinde değilmiş. Çünkü zaman geçtikçe katedralin içinde ne olduğuna karşı oluşan merakı kocaman olmuş. Ve ben rüyamda bu kadının, katedralin kapısı tarafından içeri doğru çekildiğini gördüm. Uyandığımda da kafamda beş notalık basit bir melodi dönüyordu.
 Şimdi ben bu rüyayı neden gördüm. Her gece gördüklerimi neden görüyorum? Rüyalarım bilinçaltımdan mı oluşuyor gerçekten? Yoksa biilinçaltım mı rüyalarımın esiri haline gelmiş? Sanırım bunu hiçbir zaman bilemeyecğim.. Bilmek istiyor muyum ondan da çok emin değilim. Çünkü en çok rüyalarımda özgürüm. Gördüklerim bazı sabahlar dehşete uğramış bir şekilde uyanmama sebep de olsalar, hayatım boyunca yaşayamayacağım birçok şeyi-uçmak gibi- rüyalarımda yaşıyorum. Belki de bu yüzden beynim onları hafızaya alıyor ve ne gördüğümü hatırlıyorum. Yani beynim rüyalarıma resmen sarılıyor. Burdan şu sonuca varabilirim: Benim aslında iki hayatım var. Rüyalarımdaki hayatım, gerçek hayatımın içinde. Bazen de gerçek hayatım, rüyalarımdaki hayatımın içinde. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan?? Ne önemi var? Bunu çözeyim derken hayat geçer diye endişeleniyorum. Nasılsa bir gün öleceğim.... Her iki hayatım da elimden gidecek. İyisi mi ben hazır varlarken, ikisini de yaşayayım. (Yaşayayım kelimesi birden ne de çok garip geldi, yaşiim yazsam daha mı iyiydi?)
- Sus Ceynur!
- Tamam. Sustum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder