Bu hayatında bir dilek hakkın var, söyle ve hemen olsun deselerdi, yemek yemeyi farklı şekilde algılamayı dilerdim. (Gerçi bu, benim basit bir dileği bile ne kadar komplike algıladığımı ve düşündüğümü gösteriyor,- para de mesela di mi? tek kelimelik birşey söyle, yok olmaz, ille bu taraflara gidecek beyin!! -kendime bu konuda acıyorum, değiştirmem gereken huylarım arasına bu konuyu da hemen şimdi ekliyorum)
Neyse konuya dönmem lazım, zira kafamda bin beş yüz düşünce, dağılmaya çok müsaidim bu sabah... (Hala konuya dönmedin Ceynur)
Yemek yemeyi antidepresan olarak gördüğümü sonunda kabul ettim. Dün gece... 33 yaşında olduğumu düşünürsek, hayattaki sıkıntılarımı ve buna bağlı olarak vücudumun ne kadar deforme olduğunu tahmin edebilirsiniz. Sıkıntı-yemek-tartışma-yemek-ayrılık-yemek-aşk-yemek-kavga-yemek-kafada bin tilki-yemek-uykusuzluk-çikolata (burada bir istisna oluyor, nedenini ben de bilmiyorum, şeker hastası olabilir miyim??) Ve bu böyle gitmiş hep. Halbuki ne kadar çok imrendiğim insanlar var, canları bir şeye sıkkın olduğunda yemeden içmeden kesilen... Keşke onlardan biri olsaydım demiyor değilim hani. Yok ama, ben bir tencere makarnayı yerken hiç acımam.
Peki sonuç?? Kendime genel olarak daha mutlu bir insan olmak için bir sebep daha bulmuş oldum. Çünkü bu başka türlü toparlanacak bir durum değil. Ayrıca bir taşla da iki kuş vurmuş olurum fena mı?
Ayrıca yemeklere de yazık. Onların değerini bilen, yerken ağzına benimkinin üçte biri kadar lokmayı götürebilen (ki olması gereken bu) ve ağzına o lokmayı ilk koyduğu andan itibaren benimkinin aksine tek düşüncesi o lokmadan zevk almak olan, yine benimkinin aksine yavaş çiğneyen (bunu yazarken elim klavyede daha yavaş hareket etti, enteresan), yerken "mmmmhhh..." gibi sesler çıkartan, az bir miktarla doyabilen (çünkü benim gibi gözlerinin doymaması gibi bir sorunları olmuyor bu insanların), doyduklarında bir tabak daha yemeyi şuursuzca düşünmeyen ve bittiğinde de yemek onları değil de onlar yemeği tüketmiş olmaktan zevk alan insanların o yemekleri benden daha çok hak ettiklerini düşünüyorum. Ben hemen burada kendim de yemek yerken nasıl hisler içinde olduğumu anlatırdım ama yazı uzun olur, okuyan sıkılır, ona da yazık. İlle de yok yok bir tanım lazım derse eğer biri o zaman ben yemeği yerken onun canına okuyorum, maalesef :(
Neyse... Belki de önüme gelen yemeği yemeden önce ona bakıp ne kadar güzel göründüğünü ve koktuğunu fark edip, yerken de ona saygı göstermeliyim. Belki bu işe yarar.
- Yemeğe saygı göstermek... Kulağa delice gelse de-çünkü yemeğe bir kişilik yüklemiş oluyorum-sanki doğru bir yaklaşım. Denemek lazım...Deneyeceğim...Bakalım yemek bana ne cevap verecek. (heheh)
Son bir söz: Yapabilirim. :)
süperr...:)))
YanıtlaSilsen ccook tatlisin yaaaaa.. cok guzel yazmissin icinde hersey var yaa doglligini yansitiyorsun cok degisikssin inanki cok seviyorum senincookkk
YanıtlaSil